16 Nisan 2014 Çarşamba

Homemade Cinnamon Roll - Ev Yapımı Tarçınlı Rulo

Tenine dokunmak mayalı hamura dokunmak gibiydi, ipeksi…
Uzakta geçmez zaman, ellerim nasıl da özler, ne de güzel demişler; burnumda tüter diyordu genç adam.
Hasret yakındı.
Kimyası tutmuş iki insan, yaşam koşturması için ayrılma kdurumundaydı.
Halbuki ikisi de hazır değildi bu ayrılığa, değil ayrılığa, düşüncesine bile.
Tam tersi sarılmak istiyorlardı birbirlerine daha sıkı.

Nice ayrı yaşamak zorunda kalan aşıklar için olsun bu tarif.
Hamuru mayalı, tarçın ve şeker de birbirine sarılı...




Mayalı hamurun kıvamı da kokusu da beni büyüler. Sonuç ne olursa olsun bence başarıdır. 
Mayalı hamur bir başkadır, hadi yazıyorum; candır…


Amerikalıların meşhur kahvaltı tatlılarından olan bu tarifi hazırlamak kolay, pişmesini izlemek eğlenceli…
Değişik bir kahvaltılık yapın bu haftasonu ve bu tarifi deneyin derim…
Hamuru iki kez dinlendiriyoruz. Buna dikkat.
Malzemeler her evde bulunan tipte, kuru maya gerek sadece ekstradan.
Gerekli malzeme listesi:
1 paket kuru maya
110ml ılık su
350 ml süt- ısıtılmış ılıtılmış
1 tatlı kaşığı tuz
4 çırpılmış yumurta
600 gram un
4 çorba kaşığı şeker
1 su bardağından az eksik eritilmiş tereyağı


Mayayı ılık su ve süt karışımında eritin.
Sonra tüm malzemeleri miksere atın ve yavaş hızda 4 dakika kadar çırpın
Yumurtaları en son ekleyin.
Hamuru önce 15 dakika üstünü tülbentle kapatarak bekletin sonra bir 4 dakika daha çırpın ve 1 saat daha oda sıcaklığında dinlendirin.

Unlu tezgahta oklava ile bir dikdörtgen gibi açın.
İç malzemesi:
4 yemek kaşığı kadar tereyağı
2 yemek kaşığı tarçın
1 su bardağı şeker
Aşağıdaki gibi gelişigüzel yayın şekeri, yağı ve tarçını.
Tarçını bence daha bol koyun, ben tariftekini az buldum.



Güzelce rulo yapın.
Bir mutfak makası yardımıyla kenarlarından kesin. Değişik bir sunum için.


Minik ellerden yardım isteyin. Benimkinin elleri büyük adam eli gibi çıkmış bu fotoda, amma da hızlı büyüyorlar… Bir yumurtayı hafifçe çırpıp üzerine sürün hamurun.


180 derecede 35 dakikada pişirin.
Bu listeden bu tipte iki rulo çıkıyor. Yarısını yaptım ben.
Üzerini parlatmak içinde biraz pudra şekerini çok az sütle sulandırdım.
Son iki anahtar kelime:
BAL ve TEREYAĞI
diyorum ve afiyet olsun diliyorum şimdiden. 



9 Nisan 2014 Çarşamba

Linzer Torte

Bahar geldi hoş geldi, beraberinde en azından umut getirdi. İrmik hanım'ın hiç yazası gelmedi son dönemde, ama yine de hayat devam etmekteydi. 
Hem de yepyeni umutlar heyecanlarla. Sizlerin orda olduğunu bilmek güzel. Beni beklediğinizi, tariflerimin yolunu gözlediğinizin hayali güzel. 
Bakın geçenlerde instagramda gördüğüm ve hayran kaldığım estetik harikası buzları evde kendim denedim. Çok romantikler değil mi? Nane yapraklarını veya bulabildiğiniz minik çiçekleri buz kalıbına koyun ve suyla doldurun. Tüm güzellikleri dondurun. Bir süreliğine de olsa…
Ben başka bir güzellik yaptım bugün, bu güzel tatlıyı eski bir dostumla paylaştım. Hani şu sigarasından rica etmeden yakabildiğiniz, tarihinizi bilen, içinizi rahatça dökebildiğiniz türden dostluklardan...



Linzer Torte'yi anlatayım biraz size. 
Tarihte bilinen en eski tatlıdır kendisi. Tevellütü 1653'lere dayanan bu tatlı en çok yeniyıl zamanında Avusturya, İsviçre, Macaristan ve Almanya'da yapılır. İçi orjinalde frenk üzümü reçeli veya erik püresi ile doldurulur ama ince bir kat kayısı veya frambuaz reçeli ile de yapılır. Mayhoş sevenler frambuaz tatlı tatlı sevenler kayısı ile denesin bu tarifi.

Gerekli malzemeler şöyle:
70 gram yumuşak tereyağı
1 limon
175 gram un
75 gram badem unu
50 gram pudra şekeri
1 yumurta
1 çay kaşığı tepeleme tarçın
1 tutam tuz
Tüm bu malzemeler tart hamuru için.

İç malzeme olarak kaliteli bir frambuaz reçeli yaklaşık 125 gram




Bir limonun kabukları incecik soyulur ve suda yaklaşık 10 dakika haşlanır. Limonlar bu şekilde ağartılmış ve acısı alınmış olur. Çıkan suyun sarısına aşık oldum ben ki sarıdan pek haz etmem...
Tüm kuru malzemeler yağ ile iyice harmanlanır, limon kabukları süzülür, incecik doğranır ve ilave edilir, en son yumurta eklenir ve hamur haline getirilir.



Hamur streç filme sarılır ve en az 2 saat buzdolabında dinlendirilir.


Unlu tezgahta açılan hamur, hafifçe yağlanan tart kalıbına yayılır. Fırın 200 dereceye ayarlanır.


Hamurun içi reçelle doldurulur.




Klasik olarak bu turtanın üzeri şerit kesilmiş hamur ile kaplanır.
Ama biz ne yapıyoruz, daha moden olsun diyoruz ve dilediğiniz bir kurabiye kalıbıyla keseceğiniz kalan hamuru reçelin üzerine istediğiniz şekilde diziyoruz. 




200 derecede 30 dakika pişiriyoruz. 



7 Mart 2014 Cuma

Devil's Food Cake - İrmik Hanım'ın 4.doğumgünü

Şeytanın ismini bu keke veren Amerikalılar, içindeki çikolatanın yoğun ve ağır tadına yenik düşmeyi şeytani bir olay olarak görmüşler. Şeytana uyarak, yememenin imkansız olduğu bu lezzetli kekin karşılığı hafifliği ile ünlü Angel Cake yani Melek Keki.
Şeytana uyarak hep kek yesek keşke. 
Çünkü Türkiye'de her yıl en az 500 kadın şeytana uyan kimseler tarafından katledilmektedir. Sadece 2013 yılının ilk dokuz ayında 842 kadın cinayeti işlenmiş. Üstelik yapılan bu istatistikler gerçek rakamların yarısını ortaya koyabiliyor. Şiddet gören mağdur kadınların yüzde 40'ının korktukları için şikayetçi olmadıkları tahmin ediliyor. 
Yine bir 8 Mart… Bu yüzden yazdım bunları. Münevver'i hatırlatmak istedim. Ayşe Paşalı'yı, Arzu Odabaş'ı, Saliha Erdem'i… ve nicelerini.
Kadını korumayan devlet yapısının sonucunda durum giderek daha vahim bir hal alıyor. Cinnet geçiren, namus temizleyen erkeklerle dolu bu memleket. Kadınlar ise hep kurban…
Can veren anaların sonu bu olmamalı, hiç kadın cinayeti olmadan geçecek yıllar diliyorum, şiddete hayır diyorum, sevgiye evet, saygıya evet.
İrmik hanım'ın doğumgünü bugün. 4 yılı geride bıraktık hep birlikte. 
Acı tatlı günlerde hüzüne, kızgınlığa inat tatlılar yaptık. En azından ben yaptım sizler izlediniz. 

Hepinize teşekkür ederim beni yalnız bırakmadığınız için. Bu gökkuşağı size hediyem olsun...
Bu harika kekide mutlaka deneyin. Çikolata canavarları, hele de siz…

Devil's Food Cupcake
Bu keki pandispanya tadında pişirebileceğiniz gibi, kapkek şeklinde de hazırlayabilirsiniz.
Tek tavsiyem malzemeleri önceden hazırlamanız. Tartın, kırın, ölçün hepsini hazır edin. Size de o şekilde veriyorum tarifi, adım adım…
Önce 60 gram kakaoyu yine 60 gr sıcak suda çözün ve bir kapta bekletin.
Başka bir kaseye 390 gram unu eleyin, üzerine birer tatlı kaşığı kabartma tozu ve karbonatı ve tuzu ekleyin.
Burda fırınıısıtabilirsiniz. 160 dereceye.
230 gram tereyağını eritin hafifçe, mikserle çırpın ağır ağır ve  350 gram şekeri ekleyin. 4 dakika kadar çırpın..Tek tek 4 yumurtayı ekleyin. Yedirerek tek tek.
Sonra 1 tatlı kaşığı vanilya ekleyin bu karışıma.

Şimdi diğerleriyle birleştirelim. Yumurtalı karışıma önce kakaoyu, sonra unlu karışımı ekleyin. En son 200 gram kremayı katın. Spatula yardımıyla yavaş yavaş karışıtırın. Unlar yokoluncaya dek. Ben burda birazda beyaz çikolata parçalayıp ekledim. Kızımın isteğiydi...



Kapkek kalıplarına kağıtları yerleştirin. Varsa bir dondurma kaşığıyla birer parmak eksiğine dek doldurun.


Yaklaşık 16 dakika fırınlayın. Ortasına kürdan testi yapın muhakkak. Fırından çıktıktan sonrada pişmeye devam edeceğini unutmayın. Kekleriniz kurumasın.

Süsleme için ben 200 gr. soğuk kremayı 5 dakika kadar çırparak şanti kıvamına getirdim ve erittiğim 200 gr bitter belçika çikolatasını ekledim ve şeytana uyup bir koca kaşıkta nutella ilave ettim.




Dilerseniz sıkma torbası yardımıyla dilerseniz bir bıçakla kapkekleri kremelandırabilirsiniz.
Kapkeklerin tamamen soğudundan emin olmanız yeterli.


Bu tariften yaklaşık 24 tane kapkek çıkıyor.
Ağzı sıkı bir kapta ve buzdolabında 3 gün tazeliğini koruyacak olan bu kekleri oda sıcaklığında servis ediniz.
Kapkek kağıtlarım Tantitoni'den. Country sitilinde, görünce bayıldım.

Tüm fotoğraflarımı instagramdan da takip edebilirsiniz. 
Adım irmikhanimm...









28 Şubat 2014 Cuma

Confiture de Fraise - Çilek Reçeli

Hani bazı yollar vardır, gitmek için gün sayarsınız, gittiğinizde yeniden gitmenin hayalini kurarsınız. Öylesine pastoral bir yol ki Urla Alaçatı arasındaki eski yol! Öbek öbek beyaz papatyalar arasına atılmış gelinciklerle sarılımıştı yolun kenarı.  Sahi biraz erken açmadı mı bu gelincikler? 
Yolun tüm güzelliği sardı sarmaladı beni, haber kirliliğinden hayli etkilenmiş olan bünyeme biraz olsun iyi geldi. Düşündüm tabii yeniden, bu canım topraklar ne zaman huzur bulacak diye? 







































Alaçatı beni kuş cıvıltıları ile karşıladı. Yaz zamanlarının karmaşasının yerine şu aralar dingin bir huzur var çünkü. Kalabalık yok, sessizlik hakim. Hacımemiş mahallesinin sakinleri ile tanıştım. Göz Oda butik otelin kurucusu Gözde ve Pasta Pasta makarna restoranın sahibi Mehtap hanım. 

Göz Oda çok şirin bir mekan. Alaçatı'nın kendine has dokusu üzerine, hünerli mimar dokunuşu ile rüye gibi bir otel kurmuş Gözde. Haftasonları kahvaltı, saat 3ten sonra da mangalda sucuk şöleni var mekanda.
Elim boş gitmek istemedim, portakallı tartoletler götürdüm ben de… Sanki yolda gelinciklerle karşılaşacağım içime doğmuş…


Bugün size ev yapımı bir reçel tarifi vereceğim. Hem de dondurulmuş meyve ile. Marketten aldıklarımızın içindeki koruyucu maddeleri içermediği ve en azından ev yapımı olduğu için tercih ediyorum. Minik yeğenim nil gibi kızım Defne'de pek sevdi bu reçeli...
Malzemeler:
500 gr çilek
300 gr frambuaz
550 gr şeker
30 ml limon suyu(bir orta boy limon)
300 ml su
4-5 karabiber tanesi

Büyük bir tencerede suyu ve şekeri kaynatıyoruz. Üzerinde iri iri köpükler oluşana dek…
Bu sırada bir kasede meyveleri limon suyuyla ve ezdiğimiz karabiber taneleriyle karıştırıyoruz. Biber meyvelerin asidini enfes dengeliyor.
İri köpüklenme başlayınca meyveleri alalım tencereye.


Sonra meyveleri atalım tencereye... 
Ve kaynamaya bırakalım...


Arada üzerinde oluşan pembe köpükleri kaşıkla toplayalım. Parlak bir reçel istiyorsak bu işlemi uygulamalıyız. Havaya karışan mis kokuyu ciğerlerimize çekelim...



105 dereceye gelinceye kadar pişirelim. Termometreniz yoksa ben zaman tuttum orta hararetli ateşte tam yarım saate tekabül ediyor. 


Küçük kavanozlara şişeyi tamamen dolduracak şekilde boşaltalım reçelimizi...


Sonra kapaklarını kapatıp buzlu su dolu bir kaba ters çevirelim. Bu şekilde kapakları mühürlemiş ve pastorizasyon işlemini yapmış olursunuz. Yani şişe içinde artık mikrop üremez . Bu da Cordon Bleu'de öğrendiğim bir bilgi. Reçelciler çoktan biliyordur ya!
Tabi ki mevsiminde tazesiyle çok daha enfes olacaktır. Ama dondurulumuş meyvelerde bu anlamda kullanılabilir.
Tereyağı ve kızarmış ekmekle muhteşem bir trio, afiyet olsun tatlıseverler...







13 Ocak 2014 Pazartesi

Pavlova

Günler günleri kovalıyor, zaman sanki bir başka hızda akıyordu. Dışarda köpekler havlıyordu ve sis kaplamıştı gökyüzünü. Antika pazarından aldığı güneş gözlüğünü kullanmak için uygun birgün değildi. Giyindi. Kedilerini besledi sessizce. Pantolonun paçalarını tüy içinde bırakmışlardı birkaç dakika içinde. Görüşmeye bu şekilde gidemezdi. Ama temizlemekte istemedi. Ben buyum dedi. Kedi sevdalısı. Ve kedilerinin teşekkürü paçalarında arabasına bindi. Camını araladı, radyoyu açtı. Derin bir nefes aldı. Sisleri yara yara ilerlerken yeniden düşündü. Sıcak çay hayal etti, ve sonra kendini, tuvalinin başında… Şimdi nasıl yapacaktı yeniden 9-5 çalışmayı. Ne kadar basit bir hayat istiyordu oysa ki! Görüşmemeyi tercih etti. Hayallerini ertelemedi. Evine, kedilerine döndü. Beş kuruşa yazdığı sanat dergisine, tuvallerine ve çevirilerine…
Dışarda köpekler havlıyordu, elinde bir fincan çay vardı…

Mutluluğu basit zevklerde arayın, basit bir hayat yaşayın, basit düşünün  

Evet, İrmik hanım'dan yine hafif, glutensiz, kolay bir tarif…
Görüntüsü enfes!
Biliyorum çilek zamansız ama bazen kızımın itirazlarına karşı gelemiyorum ne yapayım?…


“Pavlova” ismi ünlü Rus balerin Anna Matveyevna Pavlova’dan geliyormuş.
 


Zamanının en önemli balerinlerinden biri sayılan Anna Matveyevna Pavlova, 1926 yılında Yeni Zelanda ve Avustralya turnesine çıkmış. Bu ziyaret Yeni Zelanda’da ‘yılın olayı’ sayılırmış. Rivayete gore, “Dansetmiyor, adeta uçuyor… ” denilen Pavlova’nın şerefine kaldığı otelin şefi bir tatlı hazırlamak istemiş. Balerinin bembeyaz tütüsünden etkilenen şef, bir balerin kadar hafif, kırılgan, narin bir tatlı yapmaya karar vermiş. 

Tütünün ana şeklini, tatlının ‘Fransız Bezesi’ne benzeyen tabanı oluşturur. Üzerindeki krem şanti katı ise tütünün üzerini kaplayan ince kumaşı temsil eder.

Gerekli Malzemeler
4 yumurtanın akı
225 gram pdra şekeri
1 kaşık nişasta
1 kaşık üzüm sirkesi
bir çay kaşığı vanilya

200 gr. krema
20 gr. pudra şekeri
Çilek

Yapılışı ise şöyle;
Fırını 180 dereceye ısıtın...
4 yumurtanın akını mikserle köpürtün, ara ara pudra şekerinden ilave edin.


İyice sıkı kıvam alınca nişastayı ve sirkeyi ekleyin. Kısacık karıştırın yeniden. Kaşıktan akmaz kıvama gelinceye dek çırpın.



Yağlı kağıt serili fırın tepsisine bir spatula yardımıyla 18-20 cm civarı bir çember şeklinde akları yayın.
Kalınlığıda 2 parmak kadar olsun.

Fırını 120 dereceye düşürün ve yaklaşık1 buçuk saat pişirin.
Vaktiniz var ise fırını kapatın ve bir gece fırın içinde bekletin.

Servis öncesi, soğutulmuş kremayı mikserle şanti kıvamına getirin.

Bezenin üzerine yayın, en üstüne de çilekleri dilediğiniz gibi dizin. Pudra şekeri eleyip dilim dilim servis edin.